Nereye Kadar Hobi !

Celalettin AKSOY abimizin dilinden dinleyelim. Hobiniz varsa sürekli olarak bir miktar paranızı ve zamanınızı ,zaman zaman size zevk veren bir şeylere ayırıyorsunuz demektir. İyide biz bunları zaten biliyoruz diyebilirsiniz. Bu konuyu irdelememin sebebi insanların ya bir hamleyle hobiye başlayıp bunu bir yaşam biçimi haline getirmeleri yada bu hesaptaki yanlışı baştan fark edemeyip bu hobiyi ebediyen bırakmalarıdır.

Bil hassa akvaryum hobisinde bu hatalı başlangıçlar insanların balıktan ve akvaryum hobisinden ebediyen soğumalarına neden olur. Bir yerde bir akvaryum gören kişinin bundan etkilenmemesi mümkün değildir. Akvaryumun sahibi birde tanıdığıysa ve de yavruda almışsa bizimki hemen bu camiada ( lepistes hesabı ) denilen hesaba başlar. Yani bir çift lepistes alsan 2 ay sonra 50 yavru alırım. 50 sinden 25 çift anaç 6 ay sonra 25×50=1250 yavru 1,5 yıl sonra sayılamayacak kadar yavru ve karşılığında birçok para… Hemen bir akvaryumun ardından evde 5–6 akvaryum kovalar, sular, yemler evde bozulan huzur sonuçta girilen borç çarşıya uymayan hesaplar derken akvaryumların öldüm fiyatına devri yada tavan arasındaki son durağı netice itibariyle edilen tövbeler yeminler sonuçta hafızalarda kalan kötü bir anı.

Tabi ki siz bu hobiye başlamadan ”nasıl bu hobiden para kazanırımı ”düşünürseniz bu sonuç kaçınılmazdır. Birde bunu ikinci şekli vardır ki Ben ona hobi ile evlilik diyorum. Biraz önceki safhalardan az zararla kurtulmuş kişiler vardır. Bunlar balığı beslemeyi büyütmeyi hatta yavrulatmayı başarmışlar artık yemlerini iptidai de olsa bir bölümünü hazırlamayı becerebilmişler ufak tefek te balık satmaya başlamışlardır. ( Bencileyin) İşte en tehlikeli safha bu safhadır. Burada yapılan bir hareket Sizi evinizden koparacak bir apartman altında mekân kiralayacaksınız. Oraya bolca akvaryumlar depolar sistemler kurdunuz mu mesken elektriğine ve şehir şebekesine mahkûm oldunuz mu? İşte evlendiniz cicim ayı başladı. Artık eve daha az gider oldunuz ve hayalleriniz birbirini kovalıyor. Sizi çok seven eşiniz ilk başlarda akvaryumların evden gittiğine seviniyor bir huzur ortamı hâkim.

Bir müddet sonra adına üretim hane denilen bu mekân ( içindeki akvaryum sayısını ne kadar fazlalaştırırsanız fazlalaştırın.) Bir üretim hanecikten öteye geçmez. Gerçek bir üretim hane şehir dışında iyi bir su kaynağının yanında damızlık yetiştirme ünitesinin kuluçka ünitesinin, yavru büyütme ünitesinin birbirlerinden ayrıldığı her elemanın yada elemanların kendi ünitelerinden sorumlu olduğu profesyonel bir ekibe artı olarak muhasebe ve pazarlama bölümlerinin eklendiği her türlü altyapının sağlamış olduğu ayrıca balık dışında sistemin gereği olarak yan ürünlerinde üretilip pazarlanan komplike bir sistemdir. Dönelim bizim üretim haneciklerimize yavaş yavaş yavrular alınır, ama bunda bir standart tutturulamaz. 2 ay bol yavru 1 ay yok. 3. ay biraz yavru 4.ay yok artık cicim ayları biter. Ve elektrikten nasıl tasarruf ederim suyu nasıl tasarruflu kullanırım balığı nasıl çabucak büyütebilmek için denenen olmadık ilaçlar hormonlar sabahlara kadar bu mekânda geçen zaman eve gidildiğinde ev halkı ile iletişimsizlik ( Anladım sen artık balıklarını benden daha çok seviyorsun gibi) serzenişler bir tokat gibi patlar hobicinin ensesinde. Neyse biraz büyüttüğü balıkları alır akvaryumcuya götürür. Akvaryumcu tarafından teklif edilen fiyat adeta çıldırtır. Ne var ki akvaryumcu haklıdır. Sizin Ona götürdüğünüz el emeğinizden göz nurunuzdan sizin teklif ettiğiniz fiyatın çok altında ithalatçıda binlercesini görebilirsiniz. Tabi başlarken siz bu hesabı da yapmamışınızdır. Bir tokatta orda yersiniz.Periyodik ve standart bir üretiminiz olmadığında akvaryumcu haklı olarak ithalatçı ile arasını bozup size bel bağlamak istemez. Anında birine devretmeyi düşünürsünüz ama bir kimse bulamasınız. Dolayısı ile ihale üzerinize kalmıştır.

 Evli iken sevgilinize bir ev daha açıp eşinizi ve sevgilinizi sonunda idare edemeyip işleri ağzınıza yüzünüze bulaştırmayla bu durum arasında pek bir fark yoktur. Hem zamandan, hem paradan, hem gücünüzden hem de mutluluktan olmuşunuzdur. İşin mizahi yönü bir tarafa bunlar kendimize olan öz güvenin neticesinde gerçekçi bir hesaba kitaba değil de görmek istediğimiz hesaba kitaba dayanarak yaptığımız işlerdir.  Biliyorum bu tablo sizleri rahatsız etti. Peki bu işin zevkli yanı hiç yok mu? Çözüm nedir diyorsanız. Dedim ya: Hobi harcanan zaman ve para neticesinde alınan mutluluk dur. Hobide para kazanılmaz ( para harcanır ) dolayısı ile kazanmayı düşünmediğiniz bir yerde kaybettiğiniz ya da harcadığınız para ve zaman sizi hiç rahatsız etmez. Bir kumarbaz %100 kazanacağını zannederek kumar masasına oturmaz. O, otururken o gün kaybedeceği parasını cebine koyarak masaya oturur ve orada oyun oynarken alacağı maksimum zevki almaya çalışır.

Öncelikle bu hobiye başlarken sadece zevk bazında bir kazancın olacağını zaman ve para açısından bir miktarın harcanacağını iyi bilmelisiniz. Yoksa sonuç ortadadır. Naçizane sizlere tavsiyem evlerinizde en fazla 3 akvaryumu geçmeden ev halkını taciz etmeden Onların da bu hobinizden mutluluk duymalarını sağladığınız bir ortamı oluşturmanızdır. Evinizdeki bu güzel ortam çocuğunuza Doğa ve Hayvan sevgisini onlara bakarak sorumluluk bilincini ve de komşularınızın da sizden görerek bu zevklerini tatmalarına neden olacaktır.

Evinizde az ama kaliteli balıklar beslerseniz bunların yavrularını birilerine cüzi bir miktarda olsa bir paraya satmanız ve onun karşılığında balıklarınızın biten yemlerini almanız bu işin keyifli bir yanıdır. Tabi ki bu düzeyde kalmak koşulu ile. Bir balığı illa üretmek zorunda değilsiniz. Yavru alıp illa büyütmek zorunda da değilsiniz. Zorunda olduğunuz tek şey hobinizden keyif almanızdır. Bu keyif yerini mutsuzluğa bırakıyorsa hemen onu terk ediniz.

Profesyonellik hangi dalda olursa olsun işi çok iyi bilmenin yanında işi iyi bilen bir ekiple işin gerektirdiği alt yapı ve kapital ile yapılır. Yaklaşık 17yıllık deneyimimin sonucu olarak yeni başlayanlara bir fikir verebilmekten öteye bir amacımın olmadığının bilinmesini arzu ederim. Ben bir üretim haneciği olan bir hobiciyim. Yani zamanımın ve paramın bir bölümünü harcayan bir kişiyim. Şu anda 17 yıldır harcadığım para kazandığımın çok üstündedir. Ama hobim olduğu için bu beni rahatsız etmemekle beraber yaşam düzeyindeki pahalılık kim bilir beklide bir gün evdeki günlerime geri dönmeme nedende olabilir. Ümit ediyorum ki bu hobiye başlarken kendi koşullarımızı çok iyi gözden geçirip gerek maddi gerek manevi olarak her şeyi iyi hesaplamamız gerekmektedir.  Yeniden görüşebilmek ümidi ile sevgili dostlar hoş cakalınız mutlu kalınız.

CELALETTİN AKSOY

akvarist/Sanatçı/discus sevdalısı bir büyüğümüzdür. Kaynak :  http://www.aksoydiscus.com/  

Sayın Celalettin AKSOY ‘dan izin alınmadan kopyalanamaz.  Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Published in: on 30/08/2011 at 18:25  Comments (2)  
Tags: ,

The URI to TrackBack this entry is: https://aliselim66.wordpress.com/2011/08/30/nereye-kadar-hobi/trackback/

RSS feed for comments on this post.

2 YorumYorum bırakın

  1. Yazınızı keyifle okudum adeta kendimi gördüm güldüm.Tamamen katılıyorum…

    • Yazı Konyamızda ikamet eden Dİscus uzmanı CELALETTİN AKSOY Ağebeyimize aitdir. Kendisini anarken ,teşekkürlerimi tekrar belirtiyorum


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: